Bu hastalık kornea nakline götürüyor. Türkiye’de kornea nakli için başvuran her üç hastadan birinin keratokonus hastası olduğu ortaya çıktı. Korneanın sivrilerek incelmesine yol açan bu ilerleyici göz hastalığında geç teşhisin doğrudan organ nakline kadar götürdüğünü belirten uzmanlar, çocukluk ve ergenlik çağında göz ovuşturma alışkanlığına karşı aileleri uyarıyor.
Dünyagöz Etiler Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Anıl Kubaloğlu, keratokonus hastalığının erken dönemde yakalanmasının hayati önem taşıdığını vurgulayarak Türkiye’de çocukların ilkokula başlarken kornea tomografisi taramasından geçirilmesi gerektiğini belirtti.

Göz Ovuşturma Alışkanlığı Görme Kaybına Davetiye Çıkarıyor
Özellikle kaşıntı nedeniyle refleks olarak yapılan göz ovuşturmanın kornea dokusunda incelme ve sivrilmeyi tetiklediğini ifade eden Prof. Dr. Anıl Kubaloğlu, hastalığın ilk etapta astigmatizmaya bağlı bulanık görmeyle başladığını belirtti. Teşhis edilmediğinde ise durumun gözlükle dahi düzeltilemeyen ileri derecede görme kaybına dönüştüğünü uyardı.
Ailelerin Dikkat Etmesi Gereken 8 Kritik Belirti:
- Göz ovuşturma ve sürekli kaşıma refleksi.
- Gözlüklerle net görememe veya yeni gözlüklerden rahatsız olma.
- Gözlük numaralarında hızlı değişim ve gözler arası belirgin numara farkı.
- Hızla gelişen astigmat ve cisimlerin gölgeli/çift görülmesi.
- Gece sürüş zorluğu ve ışık parlamaları.
“Hastalığı Durdurmak, Görmeyi Kendiliğinden Artırmaz”
Keratokonusta uygulanan her yöntemin amacının aynı olmadığının altını çizen Prof. Dr. Kubaloğlu, tedavide öncelikle hastalığın aktif olup olmadığının kornea tomografisiyle belirlenmesi gerektiğini ifade etti.
Erken dönemde uygulanan Çapraz Bağlama (Cross-linking) tedavisiyle korneadaki kollajen liflerin güçlendirildiğini ve hastalığın ilerlemesinin kontrol altına alındığını belirten Kubaloğlu, “Ancak hastalığın durdurulması, mevcut göz numarasının tamamen ortadan kalkacağı veya görmenin kendiliğinden artacağı anlamına gelmeyebilir. Uygulama sonrasında hastaların gözlük ya da sert/hibrit kontakt lens kullanmaya devam etmesi gerekebilir” dedi.
Gözlük ve lensle yeterli görme elde edilemeyen ileri vakalarda ise kornea içi halka uygulamaları, topografi kılavuzlu lazer ve son çare olarak kornea nakli seçeneklerinin değerlendirildiğini aktardı.

“Türkiye’de İlkokul Çağında Keratokonus Taraması Başlatılmalı”
Bazı Avrupa ve Uzak Doğu ülkelerinde çocukların ilkokula başlarken kornea tomografisi taramasından geçtiğini örnek gösteren Prof. Dr. Anıl Kubaloğlu, Türkiye için şu öneride bulundu:
“Çocuğu ilkokul çağında yakalarsanız, yaptığımız çapraz bağlama tedavisiyle çocuğun görmesini, yani hayatını kurtarabiliyorsunuz. Bir bireyi hayat boyu engelli olmaktan kurtarıyorsunuz. Erken teşhis ile çapraz bağlama tedavisi %90-95 oranında başarılı bir yöntem. Ülkemizde de bu hastalık ilkokul çağında resmi tarama programına alınmalı.”
Keratokonus Tedavi Evreleri Ve Yöntem Karşılaştırması
| Tedavi / Yöntem | Temel Amaç & Hedef | Kimler İçin Uygundur? |
| Çapraz Bağlama (Cross-linking) | Hastalığın ilerlemesini durdurmak (%90-95 başarı) | Erken evre, aktif ilerleyen ve genç hastalar |
| Sert / Hibrit Kontakt Lensler | Düzensiz astigmatı düzelterek görme kalitesini artırmak | İlerlemesi durmuş, gözlükten fayda görmeyenler |
| Kornea İçi Halka & Lazer | Kornea şeklini düzenlemek ve görmeyi artırmak | Lens takamayan veya korneası uygun olgular |
| Kornea Nakli (Keratoplasti) | Saydamlığını/şeklini kaybetmiş dokuyu değiştirmek | Geç teşhis edilmiş, ileri evre keratokonus |
Türkiye’deki kornea nakillerinin %33 gibi devasa bir oranının keratokonus kaynaklı olması, toplum olarak göz sağlığı taramalarında ne kadar geç kaldığımızın somut bir kanıtı. Özellikle çocukların gözlerini sertçe ovuşturmasını basit bir alerji veya alışkanlık sanıp geçiştirmemek gerekiyor. İlkokul çağında yapılacak dakikalar süren bir kornea tomografisi, bir çocuğun tüm geleceğini ve görme yetisini koruyabilir. Ailelerin ve eğitimcilerin bu konuda bilinçlenmesi hayati önem taşıyor.