Türk Zeytin ve Zeytinyağı Sektöründe Veri Odaklı Dijital Dönem. Sofralık zeytin üretiminde dünya birincisi, zeytinyağı üretiminde ise ikinci sırada yer alan Türkiye zeytincilik sektörü, 2026 yılına veri odaklı yönetim stratejileri ve dijital takip sistemleriyle giriyor. İklim krizinin rekolteye olumsuz yansımaları, üretim maliyetleri ve küresel talep daralmaları nedeniyle 2026 yılının ilk yarısını yüzde 30 kayıpla 187 milyon dolar ihracatla kapatan sektör, yeni sezondaki yüksek rekolte beklentisiyle geleceğe umutla bakıyor.
Takip edin
Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB) Başkanı Emre Uygun, sektörün üretim gücünü markalı ve katma değerli ihracata dönüştürmek amacıyla veri odaklı yönetim, dijital takip altyapısı ve öngörülebilir ticaret politikalarını öncelikli gündem maddesi haline getirdiklerini açıkladı.

2026 İlk Yarı İhracat Rakamları: Kan Kaybının Sebepleri Ne?
2026 yılının ilk altı aylık döneminde Türkiye geneli zeytin ve zeytinyağı ihracatı miktar bazında 59 bin tona, değer bazında ise 187 milyon dolara geriledi. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla miktar ve değer bazında yaşanan %30’luk daralmanın arkasında küresel iklim krizi, artan maliyetler ve geçmiş dönemde uygulanan kısıtlamaların pazar payı üzerindeki olumsuz etkileri yer alıyor.
Ürün gruplarına göre 2026 ilk yarı ihracat tablosu şu şekilde gerçekleşti:
| Ürün Grubu | Miktar (Ton) | Miktar Değişimi | Değer (Dolar) | Değer Değişimi |
| Siyah Zeytin | 33.000 ton | %13 Azalış | 88 Milyon $ | %7 Azalış |
| Yeşil Zeytin | 9.780 ton | %22 Azalış | 28 Milyon $ | %15 Azalış |
| Zeytinyağı | ~11.000 ton | %52 Azalış | 57 Milyon $ | %48 Azalış |
| Prina Yağı | 5.021 ton | %50 Azalış | 14 Milyon $ | %50 Azalış |
| TOPLAM SEKTÖR | ~59.000 ton | %30 Azalış | 187 Milyon $ | %30 Azalış |

Yeni Sezondan İyimser Sinyaller ve Destek Talebi
Zorlu geçen ilk yarının ardından önümüzdeki yeni sezon için beklentilerin oldukça yüksek olduğunu ifade eden EZZİB Başkanı Emre Uygun, sahadaki görünümün güçlü bir rekolteye işaret ettiğini belirtti. Uygun, “Bu tablo, ülkemizin sahip olduğu kapasiteyi etkin değerlendirmesi, pazarlarda sürekliliği sağlaması ve Türk ürünlerinin uluslararası konumunu güçlendirmesi açısından önemli bir fırsattır” değerlendirmesinde bulundu.
Küresel rakiplerle eşit şartlarda rekabet edebilmek için devlet desteklerinin yeniden devreye alınması gerektiğini savunan Uygun, özellikle şu stratejik adımların altını çizdi:
- İhracat Destekleri: Markalı ürünlerle raf kalıcılığı sağlamak adına geçmişte uygulanan doğrudan ihracat destekleri geri getirilmelidir.
- AB Kotası Güncellemesi: Avrupa Birliği’nin Türk zeytinyağına uyguladığı 100 tonluk komik seviyedeki kota kaldırılarak, güncellenecek Gümrük Birliği sürecinde en az 60 bin tonluk gümrüksüz kota tahsis edilmelidir.
- İngiltere (UK) Serbest Ticaret Anlaşması: Birleşik Krallık ile yürütülen STA müzakerelerinde zeytin ve zeytinyağı mutlaka stratejik ürün statüsüne alınmalıdır.

İspanya Modeli Dijital Takip: Bornova Enstitüsü İle İş Birliği
Sektörün en acil ihtiyacının geleneksel tahminler yerine kesin verilerle yönetim olduğunu belirten Emre Uygun, Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü ile tarihi bir iş birliğine imza attıklarını duyurdu.
İspanya’daki başarılı uygulamalardan esinlenilen proje kapsamında, tarladan sıkım tesisine, depolardan ambalajlamaya kadar tüm sürecin şeffaf bir şekilde izleneceği “Çevrimiçi Zeytinyağı Üretim Takip Sistemi” kurgulanıyor.
Dijital Sistemin Sektöre Kazandıracakları:
- Kayıt dışı üretimin tamamen önüne geçilecek.
- Gerçek stok miktarları anlık olarak şeffaf şekilde takip edilebilecek.
- Ani fiyat dalgalanmalarına karşı yasaklayıcı kararlar yerine, veri odaklı ve öngörülebilir politikalar geliştirilecek.
Türk zeytinciliği, yüksek üretim potansiyelini markalaşma ve dijitalleşmeyle birleştirdiği takdirde küresel pazardaki liderlik iddiasını çok daha güçlü sürdürebilir. Dijital takip sistemiyle şeffaflaşan stok yönetimi ve Avrupa pazarındaki kota engellerinin aşılması, önümüzdeki sezon Türk zeytinyağını yeniden dünya sofralarının başköşesine oturtacaktır.